Bicom Biorezonansla sigara tedavisi görenlerin%85'i sigarayı bıraktı.
 
 
Sigara Bırakma Allerji Tedavisi Veteriner Tedavileri Biorezonans Nedir? Forumlar

Biz Kimiz?
BİOREZONANS İLE “SİGARA TEDAVİSİ”


Biorezonans maddelerin elektromanyetik frekanslarının tedavi için kullanılması olarak tanımlanabilir. Büyük guruplar üzerine yapılmış ve devam etmekte olan bilimsel çalışmalar etkileyici sonuçlar vermektedir.
Biorezonansın etkisini vücuttan nikotinin frekansının temizlenmesi, bu sayede sistemin işleyişindeki normallik halinin “nikotine ihtiyaç olmaması durumu” olarak kodlanması olarak açıklayabiliriz. Biorezonans sigaraya karşı kullanıldığında sonuç kişide sigaraya karşı oluşan bir duyarsızlık halidir.. Seans bitiminde kişi kendini sigaraya karşı “ tok” hisseder. Daha doğrusu “sigara ihtiyacı hissetmeme” halindedir. Her şey normaldir ve bu normallik halinin içinde artık sigara yoktur.

 

 

Biorezonans etkisi bünyenin sigaraya ihtiyaç duymaması, içilmeye kalkıldığında ise vücudun buna karşı koyması şeklinde yaşanır. Bundan sonra olabilecek sigara talebi artık sadece psikolojik şartlanmalarla ilgilidir. Bu etkilerin nasıl yaratıldığını açıklayabilmek için biorezonansın alerji tedavisinde nasıl kullanıldığını anlamak gerekir


İLK DENEYİMLER ALERJİ TEDAVİSİNDE ...

Biorezonans alerji tedavilerinde büyük bir yenilik getirmiştir. Alerjen maddenin frekansının vücuttan belli bir süreliğine temizlenmesi alerjileri kalıcı olarak ortadan kaldırmaktadır.
Alerji kendisini geçmeyen cilt problemleri ile ya da solunum yolu problemleriyle gösterebilir. Biorezonans ile alerjen maddeye karşı vücutta kalıcı bir duyarsızlaşma yaratılmaktadır.
Peki alerji tedavisini sigaraya karşı uygulanırsa ne olur? “Sigaraya karşı vücudu duyarsızlaştırma” anlamına gelecek olan bu işlem nasıl bir etki gösterir?


SİGARAYA KARŞI ETKİSİ NASIL BULUNDU?
Biorezonansın sigaraya karşı kullanımı da ilk kez 2,5 yıl kadar önce Polonya'lı bir doktor tarafından denendi. Yani ilk kez sigara bir alerjenmiş gibi düşünüldü ve duyarsızlaştırma tedavisi sigaraya karşı uygulandı. Sonuç şaşırtıcı idi.
Sigaraya Karşı Alerji Tedavisi uygulanan kişilerde sigaraya karşı uzun süreli bir istek azalması oluyordu. Bu kişiler bazen isteseler de sigara içemiyorlar, içmeye kalkarlar ise kusmaya varan bulantı veya keyifsizlik hali yaşayabiliyorlardı. Sigara içme isteği azalıyor, içmek için çaba harcarlarsa bir süre sonra tiksinti ortadan kalkıyor ama sigaradan zevk almama bir süre devam ediyordu.
 

  Sigaraya karşı etkisi anlaşıldıktan sonra, çok kısa bir süre içinde Avrupa'nın birçok şehrinde biorezonans ile sigara bırakma merkezleri açıldı. Bu merkezlerden % 75 ile % 92 arasında başarı haberleri gelmeye başladı. Polonya, İngiltere ve Almanya'da 10.000 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada % 85 bırakma başarısına ulaşıldı.

BİOREZONANS NASIL UYGULANIR?
Sigaraya karşı etki, kişinin her zaman kullandığı sigaranın frekansının tam ters olarak vücuda geri verilmesi ile sağlanır. Tedavide kullanılan frekanslar sigaranız içindeki 4000 kadar ayrı maddeden kaynaklanan karışık paterndeki elektromanyetik frekanslardır. Amaç vücudunuzda bu frekansların ortadan kaldırılmasıdır.

 

Yapılan işlem alınan tüm frekansların tam ters çerilmesi ve bu yeni yaratılan frekans paterninin vücuda verilmesidir. Kişi işlem sırasında genellikle bir şey hissetmez. Ama işlem sonunda sigara içindeki zehirli maddeler ve nikotinin vücudunuzla bağlantısı koparılmıştır, nikotin ve bu toksinler vücudunuzdan hızla atılmaya başlamıştır. Sigaranın içindeki zehirli maddelere artık vücudun toleransı yoktur. Sistemin normal işleyişini korumak için nikotine olan ihtiyacı ortadan kalkmıştır.  
 
BİOREZONANS TEK SEANSTIR...
Biorezonans standardı 45 dakikalık tek bir seanstır. İkinci bir seansa çoğunlukla ihtiyaç olmaz. Tüm başvuranların % 7 – 10 una ikinci bir seans uygulanır. Tek seansta bırakamayan kişiler ikinci bir seansa girme konusunda cesaretlendirilir ancak tekrar deneme kararı kişinin kendisine bırakılır. (Lütfen kişiler arası farklılıkların muhtemel sebeplerini okuyunuz)
TEMİZLENME NASIL OLUYOR?
Biorezonans seansı sigaranın içindeki toksik maddelere karşı vücutta bir detoksifikasyon (temizlenme) başlatır. Dokularda yerleşmiş olan toksinler olabilecek her yolla vücuttan atılmaya çalışılır. Bu toksinlerin önemli bir atılım yeri de kişinin cildidir. İlk birkaç gün sıcak banyoda ve mümkünse küvette biraz fazla zaman geçirmek, saunaya girmek veya kese yapmak cilt yoluyla atılıma yardımcı olacaktır. Seans sonrası en az iki gün bol su içme gerekliliği bu temizlenme işlemini böbrekler yoluyla hızlandırmak içindir. Seans sonrasında yorgunluk ve olabilecek hafif bulantıların sebebi de vücuttan atılmaya çalışılan bu toksinlerdir.
ETKİ HER KİŞİDE AYNI MI?
Tedavi sonrasında kişiler üzerlerindeki biorezonans etkisini fiziksel olarak hissederler. Etki psikolojik şartlanmaya vs. bağlı olamayacak kadar belirgindir. Vücutta yumuşak geçişli ama kişinin net olarak hissettiği gerçek bir değişim yaratılır. Ancak kimi insanlarda böyle bir etki ortaya çıkmaz ya da çok hafif yaşanır. Bunun sebebi hala tam olarak bilinmemektedir. Bu konuda yapılan bazı çalışmalar bizi “kişinin bilinçaltının tedaviye izin vermemesi” “bilinçaltı sekonder kazançlardan dolayı vücudun tedaviyi kabul etmemesi” olasılığını düşünmeye yöneltmektedir. Bu yüzden uygulama standardımızda “kişinin bu dertten kurtulmayı istiyor olması, başkasının zoruyla değil kendi isteği ile gelmiş olması” ilk önemli kıstastır. Sigarayı bırakmanın gerçekten istenip istenmediği ilk önemli sorudur.
Her insanda farklı etkiler görülür. Kimilerinde sigaraya karşı tiksinti ve içememe etkisi daha güçlü iken kimi insanda nikotin isteğinde azalma ve sigarayı unutma daha ön plandadır. Kimi insan “sanki iradem güçlenmiş gibi” diye yorumlarken, çoğunluk “sinirlilik beklerken aksine bir rahatlık halinin olduğundan” bahseder. Kimisi ilk günlerde zorlandığından ama dönüp baktığında “ bu kadar kolay kurtulmayı beklemediğinden” , kimisi ise “sigaranın aklından çıktığından, bazen birşey yapmayı unutmuş olma hissine kapıldığından ve birden şaşkınlıkla sigarayı bırakmış olduğunu hatırladığından” bahseder. Kimisinde vücudun tepkisi “ilk birkaç hafta dumanlı ortamlara girememeye” kadar varırken, kimisi de “yanında içilen sigaradan rahatsız olmadığından ama istek de duymadığından” bahseder. Çoğunluk “önceki bırakmalarından hatırladıkları iştah açılmasının olmadığını” söyler. Kimisi ilk gün “küvetteki suyun renk değiştirmesine ” , “vücutta kül kokusuna” kadar varan bir toksin atılımından bahsederken çoğunluk böyle bir şey yaşamadığını söyler. Bütün bunların yanında küçük bir gurup insan ise üzerlerinde hiçbir etki hissetmediğinden bahseder. Her bünye biorezonansı kendi ihtiyacına göre kabul eder.
YAN ETKİSİ VAR MI?
Biorezonans tamamen yanetkisiz bir tedavi şeklidir. Vücudun dengelenmesi ve normal hale getirilmesi prensibi ile çalışır. Sistemin kötü çalışmasına yol açacak herhangi bir etki biorezonansla yaratılamaz. Çünkü bu işlemde kullanılan elektromanyetik frekanslar vücutla “rezonansa girmez”. Sadece sistemin daha iyi çalışmasını sağlayacak tedavi şekilleri rezonansa girer. Biorezonansla yapılan dengelemeden dolayı birbiri ile bağlantılı olmayan birçok şikayetin aynı anda geçmesi durumuna sıklıkla rastlanır.Yine de hamileliğin ilk 3 ayında kullanılmaz. Kalp pili taşıyanlara önerilmez. Kullanılmasının riskli olabileceğini düşünebileceğimiz durumlar da sadece bunlardır.

 
  KİLO ALACAK MIYIM?

Kilo almamanızı sağlayacak ve iştah açılmasını engelleyecek şey Biorezonansın kendisidir. Ancak başka destekler de kullanılabilir.

SİNİRLİLİK OLACAK MI?
Biorezonans uygulamasından sonra bir süre devam edecek “rahatlık ve sakinlik hali” bekliyoruz. Sakinlik hali “genellikle” yaşanılan durumdur ve vücudun tedaviyi kabul ettiğini / sistemin daha rahat çalışmakta olduğunu düşündürür. Sinirlilikle değil ama “kendini mutsuz hissetme” durumuyla daha çok karşılaşabiliyoruz. Yumuşak antidepresan özellikleri bulunan ve uyuşukluk vs. gibi yan etkileri bulunmayan bazı bitkisel destekler yardımıyla bu halin üstesinden kolayca gelebildiğimizi bilmenizi istiyoruz.

 

HAZIR MISIN?
Biorezonans fiziksel olarak çok güçlü bir destek verir. Psikolojik faktörler ise sigarayı hayatınızda koyduğunuz yerle, bırakamama korkusunun ne kadar derin olduğuyla, üzerinizde hissettiğiniz baskıyla ve bunlara benzer diğer zorlayıcı psikolojik şartlanmalarla ilgilidir. Size bu konuda da yardımcı olacağımızı bilmenizi istiyoruz...
- Sigaradan zevk almayı bırakın içtiğinizin çoğu zaman farkında bile olmadığınızı ve zorunda kaldığınız için içiyor olduğunuzu görebiliyor musunuz?
- Başkalarının sözleriyle değil ama kendi içten talebinizle artık kurtulmanız gerektiğine inanıyor musunuz?
Artık zamanın geldiğine ve hayatınızda sigaranın bitirilmesi gerektiğine inanıyorsanız bizi aramanızı ya da başkasından yorum almak için çevrenizde biorezonans uygulanmış kişileri araştırmanızı öneriyoruz...

Size maliyeti ; yaklaşık bir aylık sigara tutarı kadar, 220 ytl.

(Not:01-04-2007 tarihinden itibaren genel merkezimizin ve diğer biorezonans merkezlerimizin aldığı ortak karar neticesi 180 ytl olan sigara bırakma seansı 220 ytl ye yükseltilmiştir.)

 
Sigara ve KANSER
• Sigara kansere bağlı ölümlerin % 30'undan sorumludur.
• Akciğer kanserlerinin % 85'i sigaraya bağlıdır.Bir çalışmaya göre pasif sigara içiminin de akciğer kanseri riskini % 25 arttırdığı bulunmuştur.
• Günde 1 paket sigara içen kişilerin içmeyenlere oranla 10 kat daha fazla akciğer kanserine yakalanma riski bulunmaktadır.
• Sigarayı bırakmak her yaşta kanser riskini azaltır.

Sigaraya bağlı kanserler
• Ağız-dil-yutak-gırtlak-tükrük bezi-diş eti
• Akciğer-bronş
• Yemek borusu-mide-karaciğer-pankreas-bağırsak-anüs
• Böbrek-mesane-penis-vulva-rahim ağzı
• Kan kanserleri
   
 
Ağız,boğaz ve yemek borusu kanserlerinin %60 - 93'üne sigara ve tütün çiğnemek sebep olur.

Böbrek,mide,mesane ve pankreas kanserlerinde ve lösemide artışa sebep olur.

Serviks kanserlerinin % 30'u aktif ve pasif sigaraya içimine bağlanmıştır.
Pasif Sigara İçiciliği

Ev içinde sigara içiliyorsa;
Çocuklar ortalama günde 5 sigara içmiş olmaktadır.
Bebekler hastaneye 3 kat daha fazla başvurmaktadır.
Ani bebek ölümü riski 2.5 kat artmaktadır.
Bebeklerde kolik tarzı karın ağrısı 2 kat artmaktadır.
Çocuklarda astım ve solunumsal infeksiyon riski 2 kat artmaktadır.
Çocuklarda akciğer kanseri kronik bronşit sıklığı artmaktadır.
Kocası sigara içen kadınlarda akciğer kanser ile ölüm 2-3 kat artmaktadır.

Sigaranın çocuklar üzerindeki etkileri

• Anne-babanın sigara kullanımı çocuklarda alt solunum yolu enfeksiyonlarını (bronşit, pnömoni) % 50 arttırır.
• Astım riskini arttırır.Astımı kötüleştirir.
• Ani bebek ölümlerine yol açtığı düşünülmektedir.
• Çocuklarda meningokok hastalığını kolaylaştırdığı düşünülmektedir.
Sigaranın Zararlı Etkileri
Sigara yılda milyonlarca ölüme sebep olur.
Sigara içicisinin ömrü 15-25 yıl kısalır.
Bir çalışmada sigara içmeyen erkeklerin %78’inin içenlerin ise ancak %42’sinin 73 yaşına geldiği bulunmuştur.
Tek önlenebilir ölüm sebebidir.
Sigaraya bağlı hastalıkların tedavisi önemli bir ekonomik yük getirmektedir.
Sigara dumanına maruz kalanlar da risk altındadır. Dışarıya üflenen sigara dumanında zehirli gazlar dışında çok küçük parçacıklar da bulunur. Bunlar akciğerin uç bölgelerine ulaşarak zarar verirler.

Sigaranın katarakt gelişiminde etkili olduğu görülmüştür.
Sigara içenlerde yüzdeki kırışıklıklar daha fazla ve daha derindir.Ayrıca saç beyazlaması ve dökülmesi de daha fazla görülür.
Sigara içenlerde işitme kaybı % 70 daha fazladır.
Sigara içen kadınlarda idrar kaçırma şikayetleri daha çoktur.

NİKOTİN
Nikotin psikoaktif (ruh durumu üzerine etkili) bir ilaçtır.
Eroin ve kokaine yakın bağımlılık yapar.
Uyarıcı veya yatıştırıcı olarak etki edebilir (stimülan veya sedatif).
Konsantrasyon ve kısa süreli hafızayı arttırıcı etkisi vardır.
Sabah ilk sigaranın nikotinden dolayı haz verici etkisi yüksektir.
Gün boyunca nikotine duyarlılık azaldığından daha fazla sigaraya gereksinim olur.


T Ü T Ü N

Başta sigara olmak üzere tüm tütün ürünleri bir çok hastalığa yol açması veya tedaviyi olumsuz etkilemesi açısından önemlidir.
Tütünün Etkileri
• Farmakolojik
• Toksik
• Mutajenik
• Kanserojenik
İnflamatuar (Oksidan, proteaz,mediatör salınımı)

Tütündeki maddeler
• Kansere yol açan maddeler
• Kanseri ilerletenler
• Zehirli ve tahriş edici maddeler
• Uyarıcılar, zevk vericiler, aromatik maddeler
Tütündeki madde çeşitleri
• 3882 Toksik Madde
• Polonyum -210 KANSEROJEN
• Radon RADYASYON
• Metanol FÜZE YAKITI
• Toluen TİNER
• Kadmiyum AKÜ METALİ
• Bütan TÜPGAZ
• DDT BÖCEK ÖLDÜRÜCÜ
• Siyanür GAZ ODASI ZEHİRİ
• Aseton OJE SÖKÜCÜ
• Katran ASFALT
• Naftalin GÜVE KOVUCU
• Arsenik FARE ZEHİRİ
• Amonyak TUVALET TEMİZLEYiCİSİ
• CO EKSOZ DUMANI
• Asetik Asit SİRKE
• Kloroform ANEZTEZİK
• Nikotin BAĞIMLILIK YAPICI

Kadın ve Sigara
Sigara kadınlarda infertilite riskini arttırır.
Düşük, dış gebelik, ölü doğum, düşük tartılı doğum ve prematüre doğum riski artar.
Sigara içen annelerden bebekleri kanser riski taşıyan genetik mutasyonlar geçebilir.
Çok miktarda sigara kullanımı erkeklerde impotansa katkıda bulunur.
Sperm yoğunluğunda ve hareketliliğinde azalmaya yol açar.
Spermatozal DNA fragmantasyonu yapar Sperm konsantrasyonunu bozar.

Sigara kadınlarda osteoporoz ve deri kırışıklarını arttırır.
Sigara içen kadınlarda menapoz sonrası dönemde kalça kırığı riski 60 yaşında % 17, 70 yaşında % 41 fazladır.
Gebelik ve Sigara
• Prematür doğum
• Erken membran rüptürü
• Düşük doğum ağırlığı
• Intrauterin büyüme geriliği
• Ani bebek ölümü
• Konjenital anomaliler
• Solunum problemleri
• Intrayentriküler hemoraji
• Persistan pulmoner hipertansiyon
• Kraniosinostozis
• Retinel vasküler anomaliler
• İnfantil kolik ile ilişkilidir
• Menstrüel siklus düzensizlikleri
• İnfertilite
• Ektopik gebelik riski
Sigara ve Akciğer Hastalıkları
Sigara hemen hemen tüm akciğer hastalıklarında risk faktörüdür.
Grip,üst solunum yolu enfeksiyonları, pnömoni sigara içenlerde daha fazla görülür.
Sigara, kronik zeminde mikroorganizmaların özellikle solunum epiteline bakteriyel adherensinde artışa neden olur.

Kronik bronşit, amfizem çoğunlukla sigarayla ilişkilidir.
Sigara içen astımlarda şikayetler ve klinik bulgular ağırlaşır.
Sigara ve Kalp Hastalıkları
30'lu ve 40'lı yaşlarda sigara içenlerin kalp krizi geçirme riski içmeyenlerin 5 katıdır.
Sigara kalp hastalıklarına bağlı ölümlerin en az % 20'sinden sorumludur.
Sigara HDL (iyi yağ)'yi düşürür.
Kadınlarda östrojen eksikliği yaparak kalp hastalıklarını arttırır.
Kadın içicilerde kalp krizi riski erkek içicilere göre % 50 daha çok artış gösterir.
Sigara koroner arter hastalığı için major risk faktörüdür.
Sigara içenlerde miyokard infarktüsü riski 2.5 kat artmaktadır.
Pasif içicilerde kalp hastalıklarına bağlı ölümler % 30 artış göstermiştir.
Başta koroner arterler olmak üzere tüm arteriyel sistemde yetmezliklere yol açarlar.

Sigara akut olarak kan basıncında 10 mmHg'lık artış yapar.
Sigara içen hipertansiyon hastalarında kalp ve böbrek problemleri daha sık görülür.
Hipertansif hastalarda sigara bırakıldığında koroner arter hastalığı riski % 35 - % 40 düşer.
• Nikotin damar endotelinde morfolojik değişiklikler yapar.
• Damar endotel hücresinde DNA sentezini uyardığı ve vasküler proliferasyona yol açtığı gösterilmiştir.

Sigara ve Diabet
Sigara içenlerde diyabet gelişme riski 1.4-3.3 kat artmaktadır.

Diyabetiklerde makro ve mikrovasküler komplikasyon artmaktadır.

Diyabetik sigara içicilerinde HDL azaldığından koroner arter hastalığı riski daha belirgindir.

Glisemi kontrolü sigara içen diyabetlilerde kötüdür

Sigara içen diyabetiklerin nefropati riski içmeyenlerden fazladır ( Mikroalbüminüri nedeniyle).

Nöropati riski Tip I ve II diyabetlilerde artar

Sigara ve Nörolojik Hastalıklar

Günde 1 paket sigara içenlerde felç geçirme riski 2.5 kat artar.

Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda sigara felç riskini arttırır.

İntraserebellar hemoraji riski iki kat

Serebral infarkt riski üç kat artmaktadır.

Vasküler demans oluşumunu kolaylaştırır.

Parkinson hastalığının erken semptomlarını baskıladığı için tanı konulmasını geciktirir

Sigara ve KBB Hastalıkları

Sigara üst solunum yollarında ödem, mukus sekresyonu ve mukosilier transport inhibisyonu yapar.

Nazal ve nazofaringeal mukozal klirensi bozar.

Üst solunum yollarında bakteri ve virüs kolonizasyonuna zemin hazırlar.
Östaki borusunda yetersizliğe yol açar.

Aktif ve pasif sigara içimi otitis media riskini artırır.

Menier hastalığı, akut işitme kaybı gibi durumlarda tedaviyi etkileyeceğinden sigara bıraktırılmalıdır.

Aktif ve pasif sigara içiciliğinde paranazal sinüzit riski artmaktadır.

Sigara içenlerde larenjit sık görülür.

Sigara ve İskelet Sistemi

Sigara yeni kemik oluşumunu önleyerek osteoporoza sebep olur.
Sigara içen kadınlarda menapoz sonrası dönemde kalça kırığı riski 60 yaşında %17, 70 yaşında %41 fazladır.

Omurgada bozukluklara yol açar.

Sigara içenlerde bel ağrıları daha fazla görülür.

Sigara içenlerin kemikleri yoğunluk kaybeder; kırıklar daha kolay olur ve iyileşme %80'e kadar daha yavaş olur.
Günde 1 paketten fazla içenlerde sırt problemleri de daha fazladır.

 

 

 
  Ana Sayfa